İnci Tükay Fan Sitesi | Sihirli Annem Dizisi ©2011 | www.inciturkay.net


Süreç Film tarafından yine Star Tv'ye hazırlanan ve Mayıs'ta ekranlarda olacak Sihirli Annem'in çekimleri Nisan ayında başlayacak.

 

    'Çılgın Ruh'u sahneye uygun

    Paylaş
    avatar
    hllyldz
    Admin
    Admin

    Erkek Mesaj Sayısı : 1772
    Doğum tarihi : 03/07/92
    Yaş : 25
    Nerden : Mersin - Mut

    'Çılgın Ruh'u sahneye uygun

    Mesaj tarafından hllyldz Bir Ptsi Ocak 11, 2010 9:57 pm



    Yaklaşık 25 yıldır sinema ve televizyon dünyasında oyunculuk yapan Atilla Saral, tiyatronun da tozunu yuttu! Tiyatroyu hep hayal ettiğini belirten Saral, "Hamlet, Şekspir falan beceremem zaten. Komedi olmasını istiyordum ve 'Çılgın Ruh' gelince hemen kabul ettim" dedi

    ŞEKSPİR FALAN BECEREMEM DİYE KOMEDİ OLSUN İSTEDİM
    Bugüne dek oyunculuk yeteneğini sinema ve televizyonda sergileyen eski manken Atilla Saral, tiyatro sahnesine transfer oldu. 'Çılgın Ruh' adlı oyunda, 'Charles' karakterini canlandıran Saral, "Hep doğru yerde, doğru kişilerle tiyatro yapmayı hayal ettim. Hamlet, Şekspir falan beceremeyeceğim için komedi oynamak istiyordum" dedi. 'Çılgın Ruh'da Melda Gür, İnci Türkay, İlkay Saran, Oylum Şahin, Levent Ulukut ve Melis Eronat'la sahne paylaşan Atilla Saral; rol arkadaşlarından da tam not aldı. Melda Gür ve İnci Türkay, "Atilla'nın adını ilk duyduğumuzda önyargılı yaklaştık ama Atilla çok zeki ve yetenekli" dedi.

    AÇIK OLMAK GEREKİYOR
    * Yıllarca sinema filmleri ve dizilerde rol aldıktan sonra oyunculuğunuzu ispat etmek için mi tiyatroya geçtiniz?
    Atilla Saral: Öyle bir ispat isteğim olmadı. Tiyatronun zorluğunu her zaman bildim, hep yapmak istedim ve 'bir gün yapacağım' dedim. Hiç acele etmedim, zamanı gelir diye bekledim. 25 senemi verdim bu işe... 400 bölüm dizi çektim, artık kariyer yapmak istiyorum. Eğitimimi, sinema ve dizilerde aldım diye düşünüyorum. Oyun teklifi gelince, 'Bu fırsat elime bir daha geçmez' diye düşünüp, kabul ettim.

    * 'Çılgın Ruh'ta oynamak için çekinceleriniz var mıydı?
    A.S.: Çekincem vardı tabii ama bir taraftan da çok istek vardı. Uzun zamandır aradığım tarzda bir işti. Hep doğru bir yerde, doğru kişilerle tiyatro yapmayı istiyordum. Komik olsun istiyordum... Hamlet, Şekspir falan beceremem zaten. Bu oyun için Cihan Ünal'ın arayıp destek vermesi, Gencay Gürün'ün pozitif bakması bende cesaret uyandırdı. Rol arkadaşlarım da kucak açtı. Her yerden iyi enerji gelince, yapabileceğime inandım. Açık olmak gerekiyor... 'Ben yaparım, size ne' diyen adam olsaydım, zaten bu iş yürümezdi. Delirmek üzere olduğum anlar yaşadım.

    ÖĞRENMEYE ÇOK AÇ BİRİ
    * Deneyimli isimler olarak siz nasıl destek verdiniz? Çalışmalar sırasında Atilla Saral zorladı mı sizi?
    İnci Türkay: Atilla, çok mütevazı ve alçak gönüllü davrandı. Her dediğimizi çocuk gibi dinledi. Daha çok öğrenmek istedi. Her şeyi didik didik ediyordu. Öğrenmeye çok aç biri. Sınırlarını aşmasını bekledik ve gerçekten sınırlarını aştı. Çok destek olduk, ne yalan söyleyeyim.
    Melda Gür: Atilla çok zeki bir adam... Tiyatroda bir oyuncunun, rolün altından kalkabilmesi için zeki olması gerekiyor. Çünkü aynı anda birçok şeyi düşünmeniz gerekiyor. Seyirci kontrolü, karşındaki oyuncu, rolün, tipin, sesin, nefesin gibi birçok şeyi aynı anda yapılıyor. Atilla bunu yapabildi. Her şeye çok çabuk adapte oldu, algıları çok açıktı. Konservatuvara girmiş olsaydı çok iyi bir tiyatrocu olurdu.

    * Şimdi çok mu geç kaldı?
    M.G.: Hiç de geç değil. Bundan sonra hayatına tiyatroyla devam ederse, tiyatro çok iyi bir jön kazanır. O kadar iddialıyım.
    İ.T.: Aynı hisleri taşıyorum. Metin Serezli, Cihan Ünal, Gencay Gürün gibi tiyatronun duayenleri de Atilla'nın kendilerini çok şaşırttığını söylüyor.

    * Peki Atilla Saral adını ilk duyduğunuzda önyargınız oldu mu?
    M.G.: Adını ilk duyduğumuzda irkildik. İrkilmemizin sebebi onun okullu olmaması değil, Atilla'nın ilk tiyatro oyunu olmasıydı...
    A.S.: Aynı önyargı bende de vardı. 40 gün çalıştık. İlk hafta hep panik atak yaşadım. 'Acaba beni beğendiler mi?', 'Benim hakkımda ne düşünüyorlar?', 'Doğru mu okudum?', 'Bıraksam mı?' diye kendimle çok didiştim. Ama kaçmaktansa üzerine gitmeyi yeğledim. Ekipten birinin bana karşı tedirgin olduğunu görseydim, hemen bırakırdım. Bu oyun hayatımdaki en önemli dönüm noktalarından biridir. Sağ olsun arkadaşlar bana en büyük eğitimi ve desteği veriyor. Onların içinde olmak için onlar kadar emek vermek gerekiyor. Kendimi kabul ettirdiğime sevindim. Çok mutluyum. Bu şansımı iyi kullanacağım.
    M.G.: Bizim de dönüm noktamız Atilla'nın düz okumadaki başarısıydı... İlk okumalarda, düz okuma diye bir şey vardır. Çok oynayarak değil, normal okursunuz. Atilla'ya da biri 'Düz oku' demiş ama doğal olarak bizim okumamızla onun okuması arasında fark vardı. Atilla bir okuyor, her provadan çıktığımızda ölüyoruz. Dümdüz! 'Ne yapacağız, ne edeceğiz?' derken, onunla konuşmaya karar verdim. Yanlış anlar diye de çekinmiştim ama artık ilerleme kaydetmemiz gerekiyordu. 'Atilla şöyle okuman lazım' dedim. O an bir ara verdik. Biz çay, kahve falan içerken Atilla çalıştı biraz. Ara bitti, döndük, Atilla bir okumaya başladı, hepimiz masada birbirimize baktık. Dönüm noktamız o oldu.

    Kaynak : sabah İlker GEZİCİ 07.01.2010

      Forum Saati Paz Kas. 19, 2017 7:42 pm