İnci Tükay Fan Sitesi | Sihirli Annem Dizisi ©2011 | www.inciturkay.net


Süreç Film tarafından yine Star Tv'ye hazırlanan ve Mayıs'ta ekranlarda olacak Sihirli Annem'in çekimleri Nisan ayında başlayacak.

 

    Dünya için 'BİR ŞEY YAPMALI'

    Paylaş
    avatar
    hllyldz
    Admin
    Admin

    Erkek Mesaj Sayısı : 1772
    Doğum tarihi : 03/07/92
    Yaş : 25
    Nerden : Mersin - Mut

    Dünya için 'BİR ŞEY YAPMALI'

    Mesaj tarafından hllyldz Bir Paz Haz. 06, 2010 6:33 pm

    Dünya için 'BİR ŞEY YAPMALI'

    NTY Yeşil Ekran, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde başladı. Açılışa katılan çevreciler dünya için ne yapılması gerektiğini anlattı. Siz de kulak verin!

    İSTANBUL - 1972: BM Çevre Konferansı’nda 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak ilan edildi.

    5 Haziran 2009: 3. NTV Yeşil Ekran’ı başladı. (Bu yılki ana tema gıda ve biyolojik çeşitlilik.)

    Çevreciler, çevreye karşı duyarlılık hissedenler Gülay Afşar ile Celal Pir’in ev sahipliği yaptığı gecede dünyayı kurtarmak için insanlığa seslendiler: Daha da geç olmadan bir şey yapmalı!

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25103428/


    _________________
    Lütfen Forum Kurallarını Okuyun
    avatar
    hllyldz
    Admin
    Admin

    Erkek Mesaj Sayısı : 1772
    Doğum tarihi : 03/07/92
    Yaş : 25
    Nerden : Mersin - Mut

    Geri: Dünya için 'BİR ŞEY YAPMALI'

    Mesaj tarafından hllyldz Bir Paz Haz. 06, 2010 6:34 pm

    GÜNEŞ VE RÜZGAR YETER
    Greenpeace’den Uygar ÖZESMİ: "Küresel iklim değişikliği gibi çok büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. Bununla ve nükleersiz güçle ilgili kampanyalarımız devam edecek. Yenilebilir enerji önündeki en büyük engel, nükleer enerjiye yatırım yapılmasıdır.

    Kömür ve termik santraller tabi ki; termik santraller sera gazlarını salıyor ve iklim gitgide değişiyor. Türkiye'de kömürlü termik santrallerin son verilmesi ile ilgili çalışmalarınız sürecek. Bize güneş ve rüzgar yeter..."

    EKOLOJİK PAZARLARA DESTEK
    Buğday Derneği Yayınları Koordinatörü - Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nden Oya Ayman: “Doğa dostu üretim ve tüketim alışkanlıklarını geliştirmemiz gerekiyor. Biz de bunun için bir takım modeller oluşturmaya çalışıyoruz. Ekolojik çiftçiyi destekleyerek, yerel yönetimlerle, insanların sağlıklı alışveriş yapabilmesi için yüzde yüz ekolojik pazarlar için iş birliği kuruyoruz. İstanbul’da bu pazarların dördüncüsünü kurduk. Bu pazarlara sahip çıkılırsa daha sağlıklı beslenilecek ayrıca ekolojik çiftçiler desteklenmiş olacak.”

    DENİZ SEVER BİR TOPLUM
    Deniz Temiz Derneği Genel Müdür Yardımcısı Dr. Jülide ERGİN: "Geçen yıl yaptığımız işler meyvesini verdi. En başta kamuoyunda çok büyük bir duyarlılık oluştu. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizi biraz daha deniz sever bir toplum haline getirmek için çalışmalarımız sürecek. Denizleri çöplük gibi kullanama eğitimlerimiz devam edecek. Sonuçta denizleri kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."

    BOZ AYININ TAKİBİNDE
    Doğada tek başına ayakta kalmak – NTV - Serdar KILIÇ: "Gelecek hafta yayınlanacak bölümden bahsetmek istiyorum. Kaçkar’lardaydım ve bir boz ayının arkamdan geldini fark ettim. Onunla nasıl baş ederim onu göstermeye çalıştım. Doğanın bizi alt edeceği bir gerçek ve yapmamız gerekn yaşam becerilerimizi geliştirmek; aksi halde yok olup gideriz."

    GERİ DÖNÜŞÜMLÜ ÇÖP
    Oyuncu Tuba ÜNSAL: "Genç nesil daha duyarlı. Bireysel oluşuma biraz da devletin destek vermesi gerekiyor. Ben evimde geri dönüşümlü çöp ayrımı yapmaya çalışıyorum. Dünyada bu çok yaygın bir şey. Bizde belediyelerin bu konuda program yapması gerekiyor.”

    İSTANBUL LÜFERE HASRET KALMASIN
    Defne KORYÜREK - slowfood: “Slowfood diyerek, tohumumuzu, denizimizi, lüferimizi, çocuklarımızı kast ediyoruz; ne yiyorlarsa o olacaklar. Mesela lüfer artık yok. Niye yok? Çinekop ve sarıkanat bunun bebeği ve bebeğini yersek, annesi kalmaz ve lüfer de bu yüzden bitmiş durumda. Aslında bütün iş, çinekop ve sarıkanatın bebek olduğunu anlamakta. Onları yememenin yasalara geçmesini sağlamak gerekli. Tüketici satın almazsa, bunlar lüfer olana kadar büyüyecek. Lüfer burada bir sembol aslında.”

    ÇAMAŞIR SUYU ÇOK ZARARLI
    Defne JOY: "Bende NTV’de güzel bir işe soyundum. Sokaktaki insana ‘çevreci misiniz?’ diye soruyorum. Orta yaş çok farkında değil. Bir kadına sordum ‘Evet. Ben çok titizimdir, çamaşır suyuyla her yeri yıkıyorum’ dedi. Çamaşır suyu çocuklar ve çevre için çok sakıncalı! Biz sorular soracak ve kısa kısa notlarla bilinmeyenleri göstereceğiz."

    BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK
    Dünya Vahşi Yaşamı Koruma Fonu – Dr. Sedat KALEM: "Biz dünyanın 50’den fazla ülkesinde ofisi, 5 milyondan fazla üyesi bulunan örgütüz. Öncelikle Türkiye'de biyolojik çeşitliliğimizi korumaya çalışıyoruz. İkincisi toprak, su, orman, balıklar gibi doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini koruyarak, yaşanılabilir bir gelecek inşa etmeye çalışıyoruz. En büyük iş ortaklarımızdan biri Doğa Koleji.”

    AMBALAJ ATIKLARI AYRI YERE
    ÇEVKO Genel Müdürü Mete İMER: “Bizim ÇEVKO Vakfı olarak uzmanlık alanımız geri dönüşüm yani atıkların değerlendirilmesi. Enerji kaynaklarından tasarruf edilmesini sağlıyoruz. Belediyeler ve sanayi tüketicileriyle işbirliği yaparak yaygınlaşabilecek bir sistem bu. Tüketiciler olarak, evlerdeki ambalaj atıklarımızı ayrı biriktirirsek de çok şey başarırız."

    EKOLOJİK OYUNCAKLAR
    İnci TÜRKAY: "Girişimim sonucu, tamamen doğal olan ekolojik oyuncak üretimi söz konusu. İçinde pil, mıknatıs gibi geri dönüşümü zor olan maddelerin olmadığı oyuncaklar bunlar.”

    KENT İÇİNDE BİSİKLET
    Haydi Okula Bisikletle Kampanyası - Murat SUYABATMAZ: "Çevremizi korumayı önce kirletmemekle başlamalıyız. Kısa mesafe ulaşımda gereksiz yere otomobil kullanmak çevreyi gereksiz yere kirletiyor. Bisiklet kısa mesafe kullanım aracıdır ve Avrupa’da kent içi ulaşımda yüzde otuz oranına ulaşılmış durumda."

    ÇEVRE DOSTU YEŞİL BİNALAR
    Çevre Dostu Binalar Derneği Teknik Komite Üyesi Yener GÜLLER: “Belki binalardan kurtulamayız ama bunları çevreye olan etkilerini en az indirmek elimizde. Dünyada bunun için yeşil sertifika sistemleri var. Bizde çevre dostu yeşil binalar derneği olarak bu sertifika sistemlerinin Türkiye'de eğitimini veriyoruz. Ulusal bir sertifika sistemini oluşturmak için de bir komite oluşturduk ve çalışmalarımız sürüyor.”

    Binanın çevre dostu olması, yerinin seçiminden, yaşam süresine kadar çevreye olan etkilerinin tasarıma dahil edilmesi demek. Yeşil bina daha az enerji ve su tüketir, bu binada dönüştürülebilir malzemeler kullanılır, yenilenebilir enerjilere yönelinir."

    ÇAL DAĞI’NI ÇALDIRMAYACAĞIZ!
    TEMA - Mine İZMİRLİ: “Yaklaşık 20 senedir ‘Türkiye çöl olmasın’ diyoruz. Türkiye'yi su kanununa kavuşturmak için çalışmalarımız devam ediyor. Maden kanunun topraklara yaratmış olduğu tehditle ilgili de çalışmalara koyulduk. Manisa’nın Turgutlu İlçesi Çal Dağı’nda, çevreye büyük etkileri olacak nikel madeni üzerinde çalışmalar yapıyoruz ve Manisa’daki kadın girişimcilerden, muhtarımızdan, hayvancımızdan ve TEMA gönüllülerinden aldığımız güçle, ‘Çal Dağı’nı çaldırmayacağız’ diyoruz.”

    ŞEHİR İÇİNDE ARABANIN YERİ YOK
    Sürdürülebilir Ulaşım Merkezi Direktörü Sibel BULAY: “Şehir içinde arabanın yeri yok...Biz 4 büyükşehir belediyesiyle çalışıyoruz. İstanbul’da ulaşımdan kaynaklanan emisyonları ölçtük ve hangi araçların, hangi yakıtların, hangi kirleticilere neden olduğunu belirledik. Özellikle otobüslerin, dizel araçların arkasından çıkan çok siyah dumanı bertaraf etmek için bir pilot projemiz var. Bir iki ay içinde bilgilerini paylaşacağız.”

    BÜTÜN SOKAKLAR DENİZE ÇIKIYOR
    TÜDAV Genel Sekreteri Doç Dr. Bülent TOPALOĞLU: “Yaptığımız her şey denizlerde son buluyor. Dünyanın bütün sokakları denize çıkıyor. Bütün atıklarımız denize ulaşıyor. O yüzden denizlerimizi mutlaka korumalıyız. TÜDAV, denizlerde bilimsel araştırma yapmak amacıyla kurulmuş ve Türkiye'de tek olan sivil toplum kuruluşudur. İstanbul Boğazı’nda yunus gözlemleri başlıyor, deniz koruma alanlarımız var, Türkiye'nin tek deniz parkı Gökçeada’da gerçekleştirildi.”

    İKİNCİ EVEREST TIRMANIŞI
    Nasuh MAHRUKİ: “Ben 1995 yılında Everest’e tırmanmıştım 15 sene sonra bir kere daha gitme fırsatı buldum ve çok keyif aldım. 28 Mart gibi başladık, 9 hafta sürdü ve 23 Mayıs’ta zirveye ulaştık. 95’te Tibet’ten kuzey tarafından tırmanmıştım bu sefer Güney’den Nepal tarafından tırmandım. Yılmaz Sevgül’le birlikte iki kişi gittik, çok da başarılı geçti. Aslında niyetim oksijen desteği almadan bu tırmanışı yapmaktı fakat yine iklim değişikliği ve bütün bu sorunların etkisini yaşadık.

    GECİKEN MUSONLAR
    Dünyanın en yüksek noktasından aşağıya bakmak çok heyecan verici. Himalayalar’da hava şartları değişmiş mesela. Muson’un normalde Mayıs’ın sonunda gelmesi gerekirken şu anda bile gelmedi. 10 Haziran gibi bekliyorlar ve bu çok kötü bir şey. Bu durum oradaki insanların yaşam şartlarını etkiliyor. Biz de beklediğimizden çok daha şiddetli rüzgarlarla uğraşmak zorunda kaldık. Sonuçta başarı ile tamamladık ama bu sene çok daha rüzgarlı oldu.”

    YİYEMEYECEĞİNİZ ŞEYİ YÜZÜNÜZE SÜRMEYİN
    Kozmetik - Ayşe TOLGA: “Yiyemeyeceğiniz şeyi yüzünüze sürmeyin; felsefemiz doğal kozmetik. Umarız önümüzdeki senelerde daha da maliyetleri düşer ve doğal, sağlıklı kozmetikleri daha ucuz fiyata geniş kitlelere sunabiliriz.”

    NÜKLEER SANTRALLER
    Sanatçı - Nejat YAVAŞOĞULLARI: “Yıllar önce NTV’de böyle bir programa ilk defa katıldığımda, o zamanlar konu Doğu Karadeniz’de hidroelektrik santrallerinin yapılmamasıydı. Bugün gazetede okuduk ki santraller kuruldu ve dereler kurudu. Temmuz ayında yine Sinop’a gideceğiz. Nükleere karşı bir konsere katılacağız. Ama bir şey elde edemediğimizi görmek üzücü. Akkuyu’daki santral için, o dönemki Başbakan Bülent Ecevit ‘santral yapılmayacak’ demişti. İnsanların sesine kulak verdiler dedik...”

    GDO’YA HAYIR
    Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Ahmet ATALIK: “Bizim uğraşımız GDO’lu tohumlarla. GDO tıp alanında da kullanılıyor ona hiçbir lafımız yok. GDO’lu tohum yabani akrabalarını doğada değiştirerek ekolojik yıkım getiriyor, GDO’lu tohum tarım ilacı kullanımını artırıyor ve verimi düşürüyor. Hayvanlar üzerinde GDO’lu tarım ürünleri ile yapılan beslemelerde, üreme yeteneklerinin son bulduğu, organ hasarlarının olduğu tespit edilmiş duurmda.

    Bunlardan halkın haberleri olmaması için biyoteknoloji şirketleri hükümetler ve bilim insanları üzerinde öyle bir baskı kuruyorlar ki... Her baskıya rağmen, doğrunun peşinden koşan bilim insanlarımız da var. Biz onların buldukları doğru sonuçları her zaman halkımıza aktaracağız.”

    DAHA YEŞİL BİR EKONOMİ
    BM Kalkınma Programı - Katalin ZAİM:
    “Türkiye gelecek yıllarda daha yeşil bir ekonomi üzerinde çalışmamız gerekiyor. BM Kalkınma Programı, 1956’dan beri Türkiye'de çalışıyor. Bize telefonlarımızdan ve web sayfamızdan ulaşabilirler.”

    GDO’LU BEBEK MAMALARI
    Tüketici Örgütleri Federasyonu Genel Başkanı Fuat ENGİN: “Türkiye'de sorun sadece yasaların eksikliği değil, mevcut yasaların uygulanmaması. Bizim için ilk sırada, yasa hak ve ihlallerine karşı verdiğimiz mücadele geliyor. Tüketicinin bilgilendirilmesi, sağlık ve güvenliğinin korunması, tüketicinin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının sağlanmasına yönelik herkesin üstüne düşen görevi yapması gerekli.

    Son iki projemizden ilki, bebek mamalarında GDO olup olmadığı konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi. Maalesef bebek maması firmalarımızın bir çoğu yanıt vermedi. İkincisi de, çevre kirliliği yaratan Ayedaş’ın elektrik aydınlatma direklerine yasadışı olarak kurduğu baz istasyonlardır. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk ve bu mücadelemiz devam edecek.”

    İLERİ GİTMEK İÇİN GERİ DÖNÜŞÜM
    Lokman Hekim Sağlık Vakfı Başkan Yardımcısı Mukadder DOĞANAY: “Vakıf 1989 senesinde, Türkiye'de çevre ile ilgili bir çok şey yokken ‘ileri gitmek için geri dönüşüm’ demeyi öğrendi. Dolayısıyla biz atık değerlendiriyoruz. Çevre işi bir yürek işi, eğer yüreğinizi koymazsanız bu işe sahip çıkmanız mümkün değil. Biz atık veren 5 bine yakın gönüllümüz var ve buraya gelmeden önce çok kişiye mail attım. Ne olur, hanımlar, çocuklar, gençler olarak hep beraber bu işe sahip çıkalım."

    VARLARDI AMA ARTIK YOKLAR
    ntvmsnbc Genel Yayın Yönetmeni - Ahmet YEŞİLTEPE: “Zaman Yolcusu programının ikinci senesi olacak. Anadolu’da kaybettiğimiz değerlerin izini sürüyoruz. Anavarza’da Zeugma’da ve Antakya’da gördüğümüz mozaiklerde çok sayıda canlı var. Anadolu’da aslında kaplan ve alsan yaşamıştı, çok değişik türde kuşlar vardı; nehirlerde, denizlerde, göllerde değişik balıklar vardı ve mozaiklerde o canlıları görüyoruz.

    1600-1700 yıl önce Fırat Nehri’nde dolaşan balıkları görüyoruz ama artık yoklar. Nehirlerden asit akıtmışız, kirletmişiz, barajlar kurmuşuz ve onları yok etmişiz. Zaman Yolcusu’nda geriye gidiyoruz ve ‘bakın aslında bunlar vardı ve artık yok’ diyoruz. O yüzden her Cuma ve Cumartesi akşamı neleri kaybettiğimizi anlatacağız.”

    TORUNLARIMIZA EKSİKSİZ BİR DÜNYA
    Kuş Araştırmacıları Derneği Eğitim Sorumlusu Riyat GÜL: “Derneğimiz kuşları araştırıyor. Yaşam alanlarını gözlüyor, sorunlarını tespit etmeye çalışıyor; daha önemlisi gençlerimize ve ilkokul çocuklarımıza çok ciddi bir eğitim programı veriyoruz. Lütfen bize ulaşınlar ve bu derslerden yararlanmaya çalışınlar.

    Şu anda sahip olduğumuz tüm doğal değerleri torunlarımıza eksiksiz hatta fazlası ile bırakmak zorundayız. Buna, 3. köprü yapıp Terkos Havzası’nı mahvetmek isteyen, gördüğü her dereye nehre üçer beşer baraj ve HES yapmaya çalışan büyüklerimizin torunları da dahil.”

    YÜRÜMEK
    Yaya Derneği’nden Barış ANDIRINLI : “Öncelikle çevre ile ilgili kaygıların olduğu, küresel ısınmanın bu kadar konuşulduğu dünyada, yürümenin arka plana itilmesini anlamak mümkün değil. Çevre ile ilgili bir şey söyleyeceksek, öncelikle o 2000cc 3000cc’lik araçlarımızdan vazgeçmemiz lazım..."

    NTV YEŞİL EKRAN
    Doğada Tek Başına - Serdar Kılıç
    YEŞİL HABERCİ: Pazartesi ve Salı - 16:35

    BAY YEŞİL: Pazartesi - 20:00

    YERYÜZÜ NOTLARI: Pazartesi - 21:00

    ZAMAN YOLCUSU: Cuma - 22:30 (11 Haziran'dan Itibaren)

    YEŞİL TATİL: Cumartesi ve Pazar - 09:10 (12 Haziran'dan Itibaren)

    SICAK VE TAZE: Cumartesi ve Pazar - 12:30 (12 Haziran'dan Itibaren)

    DOĞADA TEK BAŞINA: Cumartesi - 21:00 (12 Haziran'dan Itibaren)

    TUNCEL KURTİZ: Her Pazar - 21:00 (13 Haziran'dan Itibaren)

    SEN UYURKEN: Hafta içi - 19:30 (14 Haziran'dan İtibaren)


    _________________
    Lütfen Forum Kurallarını Okuyun

      Forum Saati Paz Kas. 19, 2017 7:33 pm