İnci Tükay Fan Sitesi | Sihirli Annem Dizisi ©2011 | www.inciturkay.net


Süreç Film tarafından yine Star Tv'ye hazırlanan ve Mayıs'ta ekranlarda olacak Sihirli Annem'in çekimleri Nisan ayında başlayacak.

 

    ŞIMARIK ÇOCUK SEVMEM

    Paylaş
    avatar
    hllyldz
    Admin
    Admin

    Erkek Mesaj Sayısı : 1772
    Doğum tarihi : 03/07/92
    Yaş : 25
    Nerden : Mersin - Mut

    ŞIMARIK ÇOCUK SEVMEM

    Mesaj tarafından hllyldz Bir Perş. Nis. 15, 2010 10:53 pm

    ŞIMARIK ÇOCUK SEVMEM



    ‘Sihirli Annem’le çocukların sevgilisi olan İnci Türkay dört yaşındaki oğlu Ali’yle birlikte hayata sıfırdan başladığını söylüyor. Bir süre oyunculuğa ara veren Türkay, “Bizde inat etmek diye bir durum söz konusu bile değil. Bıkmadan tekrar tekrar anlatarak onun kendi kararlarını vermesini sağlıyorum” diyor

    İnci Türkay, oynadığı ‘Sihirli Annem’ dizisiyle çocukların kalbinde taht kurdu. Kendini bildi bileli çocuklarla arasının iyi olduğunu söyleyen Türkay “Tek hayalim çocuklarım, köpeklerim ve kitaplarımla dolu bir hayattı’ diyor. Evliliğinin ardından Ali ismini verdiği oğlunu dünyaya getiren ve bir süre oyunculuğa ara veren Türkay “Ali’nin her anında yanında olmak ve 0-3 yaş döneminin hiçbir anını kaçırmamak istedim. Bu nedenle işime vara verdim” diye konuşuyor. Disiplinli bir anne olduğunu ve şımarık çocuğa tahammülü olmadığını dile getiren Türkay, çocuğuyla hayata sıfırdan başladığını söyledi.

    Evlendikten sonra çocuk sahibi olmaya nasıl karar verdiniz?
    Bir kere çocuk sahibi olmaya kesinlikle evlendikten sonra karar vermedim. Kendimi bildim bileli tek hayalim çocuklarım, köpeklerim ve kitaplarımla dolu bir hayattı. Çocuklarla aramda benim bile tanımlamakta zorlandığım bir ilişki var. Hiç tanımadığım insanların hiç tanımadığım çocuklarına yemek yedirebiliyor, onlarla birlikte şarkı söyleyebiliyorum. Yolda yürürken annelerin çocuklarının beni ne çok sevdiğini söylemesi, yakışıklı havalı babaların sırf kız çocuklarını kıramadıkları için yanıma gelmeleri, beni kızlarına tanıştırmaları, çocukların bir yerde beni gördüklerinde tereddütsüz koşup sarılmaları ve bunu her gün yapıyormuşuz gibi doğal davranmaları gerçekten müthiş.

    Nasıl bir hamilelik dönemi geçirdiniz?
    Çok mutlu, huzurlu, her gün yüzerek, köpeğimle uzun uzun yürüyerek, sette çalışarak ve oğlumu en iyi şekilde beslemeye çalışarak şahane bir hamilelik geçirdim.

    Ali’yi kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz? Aklınızdan geçen ilk sözcükler nelerdi?
    O hisler gerçekten tarifsiz. Mucize kelimesinin tastamam karşılığı. Canım, ruhum ve hayatım.

    Doğum sonrası anneler şaşkınlık içinde olurlar, ne yapacaklarını bilemezler. Siz neler yaşadınız?
    Söylediğim gibi ben zaten anne olmaya çok hazırdım dolayısıyla pek şaşırmadım. Annelik tamamen iç güdülere dayalı bir iş. Çocuğunuzu hissederseniz her şey kendiliğinden yoluna giriyor.

    Ali nasıl bir bebekti?
    Uykusuz. Bu korkunç durum dışında çok mutlu, neşeli, uyumlu ve yemek yemeyi çok seven bir bebekti. Ama uyku kısmı benim için çok zordu. Ali üç yaşına gelene kadar tek hayalim deliksiz beş saat uyuyabilmekti.

    Onun beslenmesiyle ilgili takıntılarınız, yemesini yasakladığınız yiyecekler var mı?
    Ali dokuz ay sadece anne sütüyle beslendi. Sonrasında yavaş yavaş tüm sebze meyve ve besin gruplarıyla tanıştı. Hiçbir zaman tuz şeker ya da çikolata yasağı koymadım. Çocuğun damak zevkinin de gelişmesi gerekiyor ve çocuk yemeklerin tadına vardıkça iştahlı, sağlıklı oluyor. Hiç abartmadan her şeyden yedirdim. Hiç konserve ya da donmuş gıda vermedim ona. En önemli işim organik pazara gidip ona taze yiyecekler almak ve onları en lezzetli şekilde pişirmeye çalışmaktı. Hâlâ da öyle. Bu sayede Ali zeytinyağlı pırasa, kereviz dahil bütün yemeklere bayılıyor.

    Ali’yi nasıl yetiştiriyorsunuz. Ödül ve ceza sistemi uyguluyor musunuz?
    Ceza sistemini daha çok uyguluyorum. Birlikte yapmaktan çok zevk aldığımız bir şeyden onu mahrum ediyorum. Mesela o akşam ona kitap okumuyorum. Yapma, hayır, olmaz, kelimelerini çok az kullanmaya çalışıyorum. Durumları ona iyice açıklayıp kararını sen ver diyorum. Bu verdiği kararın sonuçlarına da katlanacağını bilmesi anlamına geliyor.

    Ali istekleri konusunda inatçı mıdır? Her istediği alınır ya da yapılır mı?
    Kesinlikle hayır. Bu konuda arkadaşlarım bile şaşkın. En son tiyatro provalarında yanımdaydı Ali. Oylum Şahin onu biraz gezdirmeye çıkardı. ‘Sana bir şey alayım’ diye ısrar etmiş ve Ali de en sevdiği şeyi (dergi) istemiş. Oylum ‘Bir tane dergi olmaz bir şeyler daha iste’ demiş. Ali de ‘Hayır benim günde en fazla bir şey istemeye hakkım var teşekkür ederim’ diye cevap vermiş. Oylum şaşkın döndü provaya ‘Ne yapıyorsun da böyle oluyor bu çocuk’ diye. Ben disiplinli bir anneyim gerçekten şımarık çocuğa tahammülüm yok. Bizde inat etmek diye bir durum söz konusu bile değil. Hep sabırla açıklayarak bıkmadan tekrar tekrar anlatarak kendi kararlarını vermesini sağlıyorum.

    Erkek çocuğu yetiştirmek nasıl bir duygu. Hep kız çocuklarından daha zor olduğu söylenir?
    Kesinlikle zor. Bitip tükenmeyen bir enerjisi var Ali’nin. Oyunlar hep hareketli, yarışlar, tırmanmalar, koşmaca çok yorucu. Oturup evcilik oynamaya benzemiyor. Ali doğayı ve hayvanları çok seviyor. Bol bol keşifler, geziler yapıp enerjisini doğada boşaltmayı öğretiyorum ona. Evde onun için ayrılmış bir mekanı var ve orada her şey çok güvenli. Ali zaten şiddeti sevmeyen bir çocuk.

    Çocuğunuzla neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz?
    Oyun oynamak, hayal kurmak ve bu hayalleri süslemek başta geliyor. Puzzle yapmak, kitap okumak ve mutfakta birlikte yemek yapmak çok keyifli. Ali çok güzel kek yapıyor bayağı öğrendi. Birlikte alışveriş yapıyoruz geziyoruz, araba yıkıyoruz, çekimlerime geliyor ne bileyim galiba her şeyi birlikte yapıyoruz işte.

    Çalışan bir anne olmak sizde nasıl bir psikoloji yaratıyor. Genelde anneler suçluluk duygusuyla büyütürler çocukları?
    İşime ara verme şansım oldu. Bir dönem çalışmadım çünkü Ali’nin her anında yanında olmak ve 0 -3 yaş döneminin hiçbir anını kaçırmamak istedim. Bu dönem çocuğun gelişimde en önemli devre. Çocuğun özgüveni gelişiyor yanında olmak çok mühim.

    Anne olduktan sonra hayatınızda neler değişti?
    Daha aşık, daha kadın, daha güçlü, daha sakin, daha yorgun, daha mutlu, daha suskun, daha huzurlu, daha umutlu, daha özgür, daha meraklı, daha şaşkın, daha endişeli, daha rahat, daha muzip, daha yaramaz, daha neşeli, daha enerjik, daha uykusuz, daha anlayışlı, daha fedakar, daha güzel, daha sıradan, daha özel, daha kırılgan ve daha romantik oldum (Gülüyor).

    Hayata bakış açınız nasıl değişti?
    Baktığımı daha iyi görmeye başladım. Okuduğumu daha iyi anlıyorum şimdi. Mesela uğur böceklerinin kanatlarındaki siyah beneklerin sayısını biliyor musunuz? Ben öğrendim. Mozart dinlediğimi sanıyordum meğer sadece duyuyormuşum. Şimdi Ali’yle her tınıyı yeniden keşfediyorum. Bu örnekleri sayfalarca yazabiliriz. Ama gerçekten siz çocuğa hep bir şeyler öğrettiğinizi sanıyorsunuz. Dikkatli bakarsanız onun size ne çok şey öğrettiğini fark edebilirsiniz. Ve bu kadar katıksız, bu kadar saf bilgileri ancak bir çocuğun gözünden kulağından öğrenme şansınız oluyor. Onunla sıfırdan başlamak ve bugüne kadar atladığınız detayları görmek çok müthiş. Onun duyularıyla her şey yeniden başlıyor hayatınızda.


    ALİ SAHNE TOZUNU YUTTU

    Oğlunuzun nelere yeteneği olduğunu düşünüyorsunuz?
    Müziğe yeteneği var. Provalarda filan yanımda sahne tozunu yuttu bilemiyorum artık. Son oyunumuz Tiyatro İstanbul’da ‘Çılgın Ruh’. Çok keyifli bir oyun. Ali provaları öyle sıkı takip etti ki, çıkıp oynayabilir cast olarak. Evde bütün oyunu oynuyor bana.

    Erkek çocukları anneye düşkün olur derler. Ali anneci mi?
    Evet gerçekten çok düşkün bana, ben de ona.

    Bu durum eşinizle sizin arasında kıskaçlık krizi yaratıyor mu? Eveeet...
    Röportaj: İlknur Taş


    _________________
    Lütfen Forum Kurallarını Okuyun

      Forum Saati Paz Kas. 19, 2017 7:36 pm